“250. DOĞUM YIL DÖNÜMÜNDE HEGEL VE ALMAN FELSEFESİ”

Tarih

Salon

Saat

26.02.2020

Sanat Kütüphanesi

18:00

TESAK ÇARŞAMBA AKŞAMÜSTÜ SÖYLEŞİLERİ
“250. DOĞUM YIL DÖNÜMÜNDE HEGEL VE ALMAN FELSEFESİ”
 
TESAK Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri
 
Ocak-Şubat 2020 / Çarşamba 18.00
 
Moderatörler: Güçlü Ateşoğlu-Kurtul Gülenç
 
 
Ocak-Şubat 2020’de Çarşamba günleri saat 18:00’de gerçekleşecek “250. Doğum Yıl Dönümünde Hegel ve Alman Felsefesi” başlıklı TESAK Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri’nin danışmanları Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyeleri Güçlü Ateşoğlu ile Kurtul Gülenç. Modern zamanların son sistem felsefesi kurucusu, Kant, Fichte ve Shelling’in felsefelerini takip eden Alman idealizminin doruk noktası Georg Wilhelm Friedrich Hegel 250 yaşında… Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden Hegel uzmanlarının konuşmacı olduğu bu söyleşi dizisi, felsefeye ilgi duyan herkesin katılımına açıktır.
 
Şubat Programı:
 
 
HEGEL’İN FRANSIZ DÜŞÜNCESİNE ETKİSİ
 
Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri: 250. Doğum Yıl Dönümünde Hegel ve Alman Felsefesi
 
05 Şubat 18:00 / Konferans Salonu
 
Konuşmacı: Nami Başer
 
Konuşmanın ilk bölümünde Hegel’in Fransa’ya ve Fransız düşünürlerine verdiği önem ile Hegel’in Fransa’da benimsenme arzusu hatırlatılacaktır. Bu bağlamda Hegel’in yayımladığı ilk kitabın Fransızcadan bir çeviri olduğu gündeme getirilecek ve sonrasında da Victor Cousin ile mektupları ve Paris gezisine değinilecek. İkinci bölümde Hegel’e 1930’lara kadar daha çok edebiyatçıların önem verdiği örneklerle gösterilecek, bu durumun Rusya’dan Fransa’ya göçen Alexander Kojeve ile değişmesi irdelenecektir. Son olarak, 1960-90 arası çok eleştirildiyse de son kuşaklarda Hegel’in yeniden vurgulandığı hatırlatılacaktır.
 
 
NEDEN ŞİMDİ HEGEL?
 
Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri: 250. Doğum Yıl Dönümünde Hegel ve Alman Felsefesi
 
12 Şubat 18:00 / Konferans Salonu
 
Konuşmacılar: Önay Sözer-Alper Türken
 
Eğer dünya ve içindeki yerinizle ilgili sıradan algınızın en derinlerinde ters giden bir şeyler olduğuna dair bir sezginiz yoksa, Hegel’in düşüncesi her zaman tuhaflığını ve tekinsizliğini koruyacaktır. Hegel'in spekülatif düşüncesi tanınma, kendi-olma ve bilinç gibi içinden çıkılmaz görünen bir dizi sorunu ötekide-kendinde-kalma halleri olarak anlar. Bu, tüm bu olguların yeni bir biçimde düşünülmesine olanak sağlayan, önemi pek az kavranmış radikal bir kavramsal adımdır. Felsefeci yazar Önay Sözer ile Boğaziçi Üniversitesi felsefe bölümü öğretim görevlisi Alper Türken bizlerle.
 
 
BATI MARKSİZMİNDE HEGEL ETKİSİ (LUKÁCS VE FRANKFURT OKULU)
 
Çarşamba Akşamüstü Söyleşileri: 250. Doğum Yıl Dönümünde Hegel ve Alman Felsefesi
 
19 Şubat 18:00 / Konferans Salonu
 
Konuşmacı: Kurtul Gülenç
 
Bu konuşmada Hegel'in felsefesinin Batı Marksizmine etkileri üzerinde durulacak; özellikle Herbert Marcuse, Theodor W. Adorno, Jürgen Habermas gibi Frankfurt Okulu'nun önemli isimlerinin düşüncelerinin çözümlemesi aracılığıyla bu etkiler görünür kılınmaya çalışılacaktır. Bu çaba, aynı zamanda düşünürlerin Hegel'i değerlendirme biçimlerindeki farklılığı açık kılma eğilimini barındırdığından, düşünürler arasındaki fikir ayrılıkları da Marksist düşüncenin yirminci yüzyıldaki dönüşümünün bir bileşeni olarak tartışmaya açılacaktır. Güçlü Ateşoğlu’yla birlikte bu söyleşi dizisinin danışman ve moderatörlerinden MSGSÜ Felsefe Bölümü öğretim üyesi Kurtul Gülenç’in konuşmasıyla Hegel söyleşileri sona eriyor.
 
 
 
 
 
 
TESAK Konferans Salonu, 120 kişilik yer sayısıyla sınırlıdır.
Tüm etkinlikler ücretsizdir.